|
Yazan : Haber | Tarih : 2010-03-05
|
Atatürk Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yeşim Aktaş, eczacılığın tarihinin "Al bu kökü ye." sözüyle başladığını belirtti.
AÜ Eczacılık Fakültesi, '1. Erzurum Ulusal Eczacılık Öğrenci Kongresi'ni AÜ Kültür Merkezi'nde düzenledi. Kongreye konuşmacı olarak katılan AÜ Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yeşim Aktaş, eczacılığın geçirdiği evreleri anlattı. Konuşmasına eczacığın tarihini esprili bir şekilde özetlendiğini belirten Aktaş, "Biraz esprili bir şekilde eczacılığın tarihi şöyle özetlenir: 'M.Ö 2000 'Al, bu kökü ye.', MS 1000 'O kök kötü; gel, bu duayı oku.', MS 1850 'O dua bat ıl inanç, al bu iksiri iç.', MS 1940 'O iksir yılan yağı. Al, bu hapı yut.', MS 1985 'O hap etkisiz. Gel, bu antibiyotiği al.', MS 2000 'O antibiyotik işe yaramaz. Al, bu kökü ye." ifadelerini kullandı.
Bilinen ilk reçetenin çivi yazısıyla yazılmış Sümer tableti olduğunu ve bugün ABD'de bulunduğunu dile getiren Aktaş, en eski eczacılık kitabının 1 ve 2. yy'lara ait 'Shennong- Sencaojing' adlı eserler olduğunu kaydetti. Bu kitapların bitkisel ilaçların klasiği olarak kabul edildiğininin altını çizen Aktaş, "Bu kitapta 252 bitkisel, 67 hayvansal ve 46'sı mineral kaynaklı toplam 365 ilaç reçetenin yer alıyor." şeklinde konuştu. Anadolu'da MS 131-201 tarihleri arasında Bergama'da yaşayan Galenos'un eczacılığın kurucusu olduğunu anlatan Aktaş, bu hekimin günümüze kadar gelen çalışmalarının 20 cilt halinde 1964-1965 yıllarında basıldığını bildirdi.
AÜ'de öğrenci merkezli bir eğitimin yürütüldüğünü belirten Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak ise "Üniversiteler olarak bizlerin görevi bilimi ve teknolojiyi, mezun ettiğimiz öğrencilerimiz yoluyla halkımızın ve ülkemizin hizmetine sunmaktır. Dünyanın her yerinde bilim adamları adeta gece gündüz çalışıyor ve bunun sonucu olarak da bilim çok hızlı gelişiyor ve değişiyor. Öğrendiğiniz bir bilginin ertesi gün yeni bir yüzüyle karşılaşıyorsunuz. Bu nedenle, öğrenmeyi sürekli hale getirmek, bilimsel çalışmaları yakinen takip etmek hem üniversitelerin hem de öğrencilerin görevidir." uyarısında bulundu.
Öğrenciler tarafından hazırlıkları bir yıldır sürdürülen kongreye Türkiye'deki Eczacılık Fakülteleri'nden çok sayıda öğrencinin katıldığını belirten Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Akçay da konuşmacıların, eczacılık eğitiminden, mesleğin icrasına kadar çeşitli konuları ele alarak tartışacaklarını anlattı. (CİHAN) |
| Son Güncelleme ( 2010-03-05 ) |